DOLAR 50,14210,20%
EURO 55,9072-0,62%
ALTIN 6.556,39-0,60
BITCOIN 3797657-0.15667%
İstanbul
10°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

The Exporter Global

The Exporter Global

06 Kasım 2026 Cuma

KIŞ LASTİĞİ DÖNEMİ BAŞLIYOR

KIŞ LASTİĞİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Unico Sigorta’dan

 Ücretsiz Değişim ve 12 Ay Saklama Hizmeti

Unico Sigorta, UniKasko kapsamında sunduğu ücretsiz lastik değişimi, 12 ay lastik saklama ve balans hizmetleriyle araç sahiplerinin mevsimsel lastik değişim sürecini kolaylaştırırken sürüş güvenliğine de katkı sağlıyor.

Müşteri ihtiyaçlarını odağına alan hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Unico Sigorta, UniKasko müşterilerine sunduğu ayrıcalıklı hizmetlerle kasko güvencesini günlük yaşamı kolaylaştıran çözümlerle destekliyor. Bu kapsamda sunulan ücretsiz lastik değişimi, 12 ay lastik saklama ve balans hizmetleri, araç sahiplerini hem mevsimsel lastik değişiminin maliyetinden hem de kullanılmayan lastikler için uygun saklama alanı bulma zahmetinden kurtarıyor.

Mevsim koşullarına uygun lastik kullanımı, sürüş güvenliği ve araç performansı açısından büyük önem taşıyor. Özellikle kış ve yaz aylarında gerçekleştirilen lastik değişimleri değişen hava ve yol koşullarına uyum sağlayarak yol tutuşunun korunmasına ve daha güvenli bir sürüş deneyimine katkıda bulunuyor. Bununla birlikte lastik değişim maliyetleri ve kullanılmayan lastiklerin muhafaza edilmesi için uygun alan ihtiyacı, araç sahipleri açısından zaman ve maliyet gerektiren bir sürece dönüşebiliyor.

Unico Sigorta, UniKasko kapsamında sunduğu hizmetlerle bu süreci müşterileri için daha kolay ve avantajlı hale getiriyor. Hizmet kapsamında sigortalı araca ait dört lastik 12 ay boyunca ücretsiz olarak saklanırken, yılda iki kez mevsimsel lastik değişimi ve balans işlemleri de ücretsiz gerçekleştiriliyor. Müşteriler, lastik değişimi ve saklama hizmetlerinden birlikte yararlanabildikleri gibi ihtiyaçlarına göre bu hizmetleri ayrı ayrı da tercih edebiliyor.

Sürüş güvenliğini destekleyen önleyici hizmet yaklaşımı

Unico Sigorta, sigortacılığı yalnızca olası hasarların ardından devreye giren bir güvence olarak değil, hasar risklerini azaltmaya ve müşteri deneyimini iyileştirmeye yönelik hizmetlerle desteklenen bütünsel bir yaklaşım olarak ele alıyor. Bu anlayışla sunulan balans hizmeti de lastiklerin dengeli aşınmasına, direksiyon ve süspansiyon sistemlerinin korunmasına ve aracın sürüş performansının desteklenmesine katkı sağlıyor.

Unico Sigorta Genel Müdürü Ender Güzeler, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sigortacılıkta değer yaratmanın yalnızca hasar sonrasında müşterilerimizin yanında olmakla sınırlı olmadığına inanıyoruz. Müşterilerimizin günlük yaşamlarını kolaylaştıran, ihtiyaçlarına pratik çözümler sunan ve olası risklerin azaltılmasına katkı sağlayan hizmetleri de sigortacılık anlayışımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Mevsimsel lastik değişimi hem sürüş güvenliği hem de araç performansı açısından ihmal edilmemesi gereken bir konu. Ancak değişim maliyetleri ve lastiklerin saklanması için uygun alan bulma ihtiyacı, bu süreci araç sahipleri için zahmetli hale getirebiliyor. 2023 yılından beri UniKasko poliçelerinde sunduğumuz ücretsiz lastik değişimi, 12 ay saklama ve balans hizmetleriyle bu süreci müşterilerimiz için kolaylaştırıyoruz. Amacımız, müşterilerimize yalnızca ihtiyaç duydukları anda değil, yolculuklarının her aşamasında değer katan çözümler sunmak.”

Unico Sigorta, UniKasko ile sunduğu bu hizmetlerle müşterilerinin kasko deneyimini zenginleştirirken, güvenli sürüşü destekleyen ve günlük yaşamda kolaylık sağlayan çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. Hizmetten yararlanmak isteyen UniKasko müşterileri, 0850 222 28 00 numaralı Müşteri Etkileşim Merkezi üzerinden işlemlerini başlatabiliyor. Lastik değişimi ve saklama hizmetleri, Unico Sigorta tarafından ilan edilen anlaşmalı servis noktalarında sunuluyor.

Devamını Oku

MediaCat Lovemarks ödülleri sahiplerini buldu

MediaCat Lovemarks ödülleri sahiplerini buldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2026’da tüketicilerinin gönlüne taht kuran markalara ödülleri Brand Week Istanbul sahnesinde takdim edildi.

İstanbul- MediaCat ve Ipsos tarafından 2007’den bu yana gerçekleştirilen Türkiye’nin Lovemark’ları araştırmasına göre 2026’da tüketicilerin gönlüne girmeyi başaran markalar, bugün Brand Week Istanbul sahnesinde düzenlenen törenle ödüllerine kavuştu.

MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan’ın araştırmaya ve bu yılki kategorilere dair detayları paylaşmasının ardından ödüller, marka temsilcilerine takdim edildi.

Pelin Özkan’ın ardından sahneye çıkan Ipsos Türkiye’den Özge Sönmez, araştırmanın metodolojisini ve bu yıl öne çıkan bulgularını paylaştı. Türkiye genelinde iki bin kişiyle gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Sönmez, Kurukahveci Mehmet Efendi ve Molfix örnekleri üzerinden yerel markaların tüketicilerle kurduğu kültürel bağa dikkat çekti. Son dönemde öne çıkan marka güveni tartışmalarına da değinen Sönmez, Ipsos’un Türkiye BHT veri tabanındaki analizlerin güvenin kritik bir unsur olduğunu, ancak marka arzusunu ve tüketici tercihlerini açıklayan tek faktör olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Otomotiv, kredi kartı ve salça gibi kategorilerde rekabetin oldukça yakın seyrettiğini vurgulayan Sönmez, kalıcı liderlik için zihin payının yanı sıra duygusal yakınlığın ve marka performansının da önem taşıdığına dikkat çekti.

Türkiye’nin En Sevilen Markaları 2026

  • Akaryakıt: Shell
  • Ambalajlı Su: Erikli
  • Bebek Bezi: Molfix
  • Beyaz Eşya: Arçelik
  • Çamaşır Suyu: Domestos
  • Çikolata Kaplamalı Gofret: Ülker
  • E-Ticaret: Trendyol
  • Eve/İşe Yemek Siparişi Online Sitesi: Yemeksepeti
  • Kahve: Kurukahveci Mehmet Efendi
  • Kredi Kartı: Bonus (Garanti BBVA)
  • Online Market: Migros One
  • Pizza: Domino’s
  • Saç Bakım: Elidor
  • Salça: Tat
  • Süpermarket: Migros
  • Ütü: Philips

 

Metodoloji

Türkiye’nin Lovemark’ları 2026 araştırması MediaCat önderliğinde lpsos tarafından hayata geçirilmiştir. Araştırma 15-55 yaş aralığında, kadın-erkek oranı eşit, Türkiye temsili 2.000 kişinin katılımıyla bilgisayar destekli telefon görüşmeleri tekniği (CATI) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Genel itibarıyla araştırmanın amacı, Türkiye’de rekabetin ve iletişim faaliyetlerinin yoğun olduğu veya merak konusu olan belirli kategorilerde hangi markanın “Lovemark” olduğunu tespit etmektir. Kategoriler, her yılın başında MediaCat önderliğinde tarafların görüşleriyle belirlenmektedir. Sonuçlarda mevsimsellik etkisini azaltmak üzere araştırmanın veri toplama periyodu geniş tutulmaktadır. 16 kategorinin sorgulandığı araştırmaya bayram ve resmi tatillerde ara verilmiştir. 2016’da yenilenen Lovemark analiz yaklaşımında olduğu gibi bu yıl da markanın zihin payı, duygusal olarak yakınlık derecesi, beklenti ve ihtiyaçları karşılama düzeyi ile asla vazgeçilemeyecek kadar sevilip sevilmediği dikkate alınıp Yapısal Eşitlik Modeli (SEM) yaklaşımı kullanılarak hesaplama yapılmıştır.

Devamını Oku

KALP CERRAHİSİNDE ROBOTİK TEKNOLOJİYLE DAHA KÜÇÜK KESİLER

KALP CERRAHİSİNDE ROBOTİK TEKNOLOJİYLE DAHA KÜÇÜK KESİLER
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mete Gürsoy, robotik bypass cerrahisinin daha küçük kesilerle, göğüs kemiği açılmadan gerçekleştirilebildiğini belirterek, hastaların günlük yaşamlarına daha erken dönebildiğini söyledi. Robotik cerrahinin teorik olarak hastaların büyük bölümüne uygulanabileceğini ancak her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Gürsoy, ameliyat öncesinde anatomik özelliklerin ve damar hastalıklarının ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

 ‘ROBOTİK AMELİYATLARI ROBOTLAR YAPMIYOR’

Robotik kalp cerrahisinin, ameliyatın belirli aşamalarının ileri teknolojik sistemlerle desteklenmesiyle gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Mete Gürsoy, “Robotik kalp ameliyatlarını robot yapmıyor, cerrahlar yapıyor. Robot burada cerrahın ellerinin görevini üstleniyor. Robotik enstrümanların boyutları ve ulaşılabilirlikleri, insan eline ve koluna göre daha hassas hareketler yapmamızı sağlıyor. Ayrıca daha küçük açıklıklardan hastanın kalbine ulaşabiliyoruz. Bu nedenle bu ameliyatları robot destekli minimal invaziv kalp cerrahisi olarak tanımlıyoruz” dedi. Halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen bu yöntemin, teknik açıdan tamamen kesisi olmayan bir cerrahi olmadığını kaydeden Gürsoy, “Ben bunları yarı açık ameliyatlar olarak tanımlıyorum. Çünkü bu ameliyatlarda da göğüs bölgesinde kesiler yapılıyor. Ancak cerrahın ellerinin girdiği geniş alanlar yerine robotik enstrümanlar küçük deliklerden ilerletiliyor. Bu da ameliyatın daha hassas şekilde gerçekleştirilmesine olanak sağlıyor” diye konuştu.

 ‘TEORİK OLARAK UYGULANABİLİR AMA HER HASTAYA YAPILMAZ’

Robotik bypass cerrahisinin uygunluğunun hastanın durumuna göre belirlendiğini vurgulayan Gürsoy, “Teorik olarak her hastaya uygulanabilir ancak pratikte uygulanamayacağı hastalar da var. Anatomik uygunsuzluklar ve yaygın periferik arter hastalığı bizim için önemli değerlendirme kriterleri. Ayrıca daha önce sol göğüs bölgesinden ameliyat geçirmiş veya bu bölgeye radyoterapi uygulanmış hastalarda önemli kısıtlamalar söz konusu olabilir. Koroner anatomisi uygun olan ve bu tür engelleri bulunmayan hastalara robotik bypass cerrahisi uygulanabilir. Ancak bütün bu faktörlerin ameliyat öncesinde ayrıntılı şekilde incelenmesi ve kararın buna göre verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘ÇOK DAMAR HASTALARINDA DA UYGULANABİLİYOR’

Robotik kalp cerrahisinin yalnızca bypass ameliyatlarında değil, farklı kalp hastalıklarının tedavisinde de kullanılabildiğini belirten Gürsoy, yöntemin tek damar hastalarıyla sınırlı olmadığını söyledi. Gürsoy, “Bypass cerrahisinde, hastanın kalbinin en önemli damarlarından birine yapılan bypass için kullanılacak greftin robot yardımıyla hazırlanması önemli bir aşama. Robotik bypass cerrahisini yalnızca tek damar hastalarında değil, çok damar hastalarında da uygulayabiliyoruz. Göğsün sol tarafından yapılan küçük bir kesi ve robotik enstrümanlarla ameliyat tamamlanabiliyor. Gerektiğinde bacak toplardamarı veya kol atardamarı da kapalı yöntemlerle çıkarılarak minimal invaziv cerrahi yaklaşım destekleniyor” dedi. Robotik cerrahinin mitral kapak tamiri ve değişimi, kalpteki kitlelerin çıkarılması ve kalp deliklerinin tedavisi gibi farklı alanlarda da kullanılabildiğini aktaran Gürsoy, özellikle mitral kapak tamirinde sağlanan görüş alanının cerrahi açıdan önemli avantajlar sunduğunu kaydetti.

‘HASTALAR GÜNLÜK YAŞAMLARINA DAHA ERKEN DÖNEBİLİYOR’

Robotik cerrahinin hem hastalar hem de cerrahlar açısından avantajları bulunduğunu belirten Gürsoy, sistemin cerraha üç boyutlu ve büyütülmüş görüntü sunduğunu, titreşimi azaltan hassas enstrümanlar sayesinde daha kontrollü hareket imkânı sağladığını söyledi. Hastalar açısından en önemli avantajın ameliyat sonrası iyileşme sürecinde görüldüğünü dile getiren Gürsoy, “Göğüs kemiği açılmadan, daha küçük kesilerle gerçekleştirilen ameliyatlar hastanın daha az cerrahi travmaya maruz kalmasını sağlıyor. Böylece hastalar günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönebiliyor. Ameliyat sonrasında yan yatabilmeleri ve araç kullanmaya daha erken başlayabilmeleri de yaşam konforu açısından önemli. Ancak orta dönemde robotik cerrahi ile açık cerrahi arasında anlamlı bir fark bulunmadığını belirtmek gerekiyor. Açık cerrahi yöntemler de son derece başarılıdır. Robotik cerrahinin özellikle erken dönemde iyileşme ve yaşam kalitesi açısından avantajları bulunuyor” diye konuştu. Bazı cerrahi türlerinde robotik sistemlerin cerraha daha iyi bir görüş alanı sunduğunu belirten Gürsoy, bunun özellikle mitral kapak tamiri gibi işlemlerde cerrahi başarının artırılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

 ‘HER YAŞ GRUBUNDA UYGULANABİLİYOR’

Robotik kalp cerrahisinin erişkinlerde belirli bir yaş aralığıyla sınırlı olmadığını kaydeden Gürsoy, “Robotik cerrahi, erişkin kalp cerrahisinde her yaş grubunda kullanılabiliyor. Ancak burada belirleyici olan yalnızca yaş değil, hastanın genel durumu, anatomik özellikleri ve eşlik eden hastalıklarıdır. Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılması ve doğru hastanın seçilmesi gerekiyor” dedi.

‘KALP CERRAHİSİNİN GELECEĞİ ROBOTİK SİSTEMLERE DOĞRU İLERLİYOR’

Kalp cerrahisinde minimal invaziv yöntemlerin giderek yaygınlaştığını belirten Gürsoy, robotik sistemlerin bu dönüşümde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Gürsoy, “Son yıllarda kalp cerrahisinde minimal invaziv cerrahiye yönelik hızlı bir gelişim var. Robotik cerrahi de bu alandaki en önemli teknolojilerden biri. Dünyada kalp cerrahisinin ilerleyişi robotik sistemlere doğru yöneliyor. Türkiye’nin de bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmesi, deneyimli ve profesyonel ekiplerle çalışmalarını hızlandırması gerekiyor. Ülkemizde robotik kalp cerrahisi konusunda uzun yıllardır çalışan, başarılı kurumlarımız ve deneyimli hekimlerimiz var. Henüz çok yaygın olmasa da hem kamu hem de özel sağlık kuruluşlarında bu yöntem uygulanabiliyor. Önümüzdeki dönemde daha fazla kurumda ve daha fazla ekip tarafından uygulanacağını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.”

Devamını Oku

Ravago Bina Çözümleri’nin İhracat Başarısına İSİB’den Çifte Ödül

Ravago Bina Çözümleri’nin İhracat Başarısına İSİB’den Çifte Ödül
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Yalıtım malzemelerinde ezber bozan yaklaşımıyla sektöre yön veren Ravago Bina Çözümleri, İSİB tarafından düzenlenen “2025 Yılı Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni”nde iki kategoride ödüle layık görüldü. Tüm iş kollarındaki 4 binden fazla firma arasında “En Çok Ülkeye İhracat Yapan Firmalar” kategorisinde üçüncülük elde eden şirket, “En Çok Yalıtım Malzemesi İhracatı Yapan Firmalar” kategorisinde ise ikincilik ödülünün sahibi oldu.

 

“İnşaatın kabindeki çözüm ortağı” olma vizyonuyla yalıtım sektöründe fark yaratan Ravago Bina Çözümleri, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Üretim gücünü geniş ürün portföyü ve uluslararası pazarlardaki deneyimiyle birleştiren şirket, İSİB (İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği) tarafından düzenlenen “2025 Yılı Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni”nde iki ayrı ödüle layık görüldü.

 

4 binden fazla firma arasında, en çok ülkeye ihracat yapan 3’üncü şirket 

Bugün 6 kıtada 60’tan fazla ülkedeki inşaat projelerine ürünleriyle değer katan Ravago Bina Çözümleri, 4 binden fazla firma arasında “En Çok Ülkeye İhracat Yapan Firmalar” kategorisinde üçüncü sırada yer aldı. Yalnızca yalıtım alanındaki firmaların değil, birliğin kapsadığı tüm iş kollarından ihracatçıların yer aldığı bu kategoride elde edilen derece, şirketin geniş coğrafi erişimini ve farklı pazarlarda kurduğu kalıcı iş birliklerini öne çıkardı. Ravago Bina Çözümleri, “En Çok Yalıtım Malzemesi İhracatı Yapan Firmalar” kategorisindeki ikinciliğiyle de ihracattaki güçlü konumunu pekiştirdi.

 

Yeni yatırımlarla ihracattaki konumunu güçlendiriyor

Farklı iklim koşullarına ve teknik gerekliliklere yanıt veren ürün portföyünü, müşteri odaklı yaklaşımı ve yaygın bayi ağıyla destekleyen Ravago Bina Çözümleri, 2025 yılında zorlu piyasa koşullarına rağmen çift haneli büyüme sağladı. Euro bazında cirosunu artıran şirket, taş yünü ve bitümlü membran ürün gruplarında da pazar payını yükseltti. Devreye aldığı yeni membran hattıyla Avrupa pazarında talep gören niş ve yüksek katma değerli ürünleri Türkiye’de ilk kez üretmeye başlayan Ravago Bina Çözümleri, ihracatta Orta Asya, Afrika ve Doğu Avrupa’yı öncelikli büyüme bölgeleri arasında konumlandırıyor. Mevcut pazarlarda ise ürün çeşitliliği, teknik destek ve lojistik avantajlarıyla iş birliklerini derinleştirerek 2026 yılını da ihracatta büyümeyle kapatmayı hedefliyor.

 

 

Ravago Bina Çözümleri Hakkında: 

1961 yılında Belçika’da kurulan ve bugün 40’tan fazla ülkede 350’den fazla tesisiyle faaliyet gösteren Ravago Grubu’nun inşaat sektöründeki iş kolu olan Ravago Bina Çözümleri, güvenilir ve sürdürülebilir yalıtım ürünleriyle fark yaratıyor. ‘İnşaatın Kalbindeki Çözüm Ortağı’ olma misyonuyla yol alan Ravago Bina Çözümleri; ısı yalıtımı, yalıtımlı cephe çözümleri, çatı ve su yalıtımı, mekanik ve tesisat yalıtımının yanı sıra giydirme cepheler alanında da üstün kaliteli ürün ve çözümleriyle rakiplerinden ayrışıyor. Enerji verimli ve çevre dostu özellikleriyle dikkat çeken ürünleri sayesinde hem yerel hem de küresel pazarda tercih edilen Ravago Bina Çözümleri, Türkiye’nin en kaliteli membranını üretiyor. Taş yününde pazar lideri konumunda bulunan markanın yüksek standartlı ürün ve çözümleri, 6 kıtada 60’tan fazla ülkede inşaat projelerine değer katıyor. Türkiye çapında 8 bölge müdürlüğü ve 300’e yakın bayi ağıyla hizmet veren Ravago Bina Çözümleri, insan ve çevre odaklı politikaları çerçevesinde doğal kaynakları sürdürülebilir bir şekilde kullanmaya büyük önem gösteriyor. 

www.ravagobuildingsolutions.com

Devamını Oku

ÇOCUKLARIMIZI KIŞ ENFEKSİYONLARINDAN NASIL KORUMALIYIZ?

ÇOCUKLARIMIZI KIŞ ENFEKSİYONLARINDAN NASIL KORUMALIYIZ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kış aylarına yaklaştıkça öksürük, yüksek ateş ve burun akıntısı gibi belirtilerle kendini gösteren RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs) ve grip (influenza) gibi rahatsızlıklarda da artış yaşanıyor. Özellikle yaşamın ilk aylarındaki bebeklerde ve kronik rahatsızlığı bulunan çocuklarda ağır tablolara neden olabilen bu virüsler, ailelerin yakından takip etmesi gereken sağlık risklerinin başında geliyor. Daviva Avcılar Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Ece Birincioğlu Çetin, kış sezonunda artış gösteren hastalıklara karşı alınması gereken önlemler, koruyucu yöntemler ve kritik uyarı belirtileri hakkında önemli bilgiler verdi.

Hangi belirtiler acil durum işaretidir?

RSV ve grip, çocuklarda basit bir soğuk algınlığından bronşiolit, zatürre ve kulak enfeksiyonlarına kadar ilerleyebilen tablolar oluşturabilir. Prematüre doğan bebekler, kalp veya kronik akciğer hastalığı bulunanlar ile bağışıklığı zayıf olan çocuklar bu süreçte çok daha yüksek risk altındadır.

Aşağıdaki belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Hızlı veya zor nefes alma, göğüste çekilmeler
  • Dudaklarda morarma
  • Devamlı uyku hali, halsizlik
  • Beslenme ve sıvı alımında belirgin azalma, idrar miktarında düşüş
  • Bebekte gözlenen ani nefes duraklamaları

Tedavide antibiyotik kullanılmıyor

Virüs kaynaklı enfeksiyonlarda antibiyotiklerin hiçbir tedavi edici özelliği bulunmadığından rutin olarak kullanılmamaktadır. RSV enfeksiyonlarında temel yaklaşım destek tedavisidir; çocuğun yeterli sıvı alımının sağlanması, burun tıkanıklığının giderilmesi, ateşin kontrol altında tutulması ve konforunun artırılması hedeflenir. Grip vakalarında ise hekim uygun görmesi halinde antiviral ilaçlara başvurabilir. Herhangi bir ilaç kullanımına kesinlikle doktor kontrolünde karar verilmelidir.

RSV ve gripten korunmada güncel yöntemler

Kış aylarında çocukları bu iki yaygın virüsten korumak için etkili korunma yolları mevcuttur.

Bebekleri RSV’den korumak amacıyla gebelik döneminde maternal aşılar veya ilk 8 ayındaki bebeklere Ekim-Mart aralığında RSV aşısı önerilmektedir. Özellikle ilk RSV sezonuna giren bebekler için bu koruyucu uygulamalar hastane yatış riskini ve yoğun bakım oranlarını çok ciddi oranda düşürmektedir. Hangi yöntemin uygulanacağı bebeğin risk durumuna göre çocuk doktoru tarafından belirlenir.

6 ay ve üzerindeki tüm çocuklara her yıl, tercihen grip mevsimi başlamadan önce grip aşısı yapılması önerilmektedir. İlk kez aşılanacak çocuklara iki doz uygulanırken, önceki yıllarda aşısını olmuş çocuklara tek doz yeterli olmaktadır. Aşılar her yıl güncel virüs suşlarına göre yenilenmekte ve çocukları ağır hastalıktan büyük oranda korumaktadır.

Ailelerin alabileceği basit ama etkili önlemler

Bulaş riskini en aza indirmek için el hijyenine özen göstermek, kapalı ve kalabalık ortamları sık sık havalandırmak, hasta bireylerle yakın temastan kaçınmak ve öksürürken ağzı kapatmak son derece etkilidir.

RSV koruması ile grip aşısının birbirinin alternatifi olmadığını unutmamak gerekir. Çocuğun yaşına, genel sağlık durumuna ve geçmiş aşı öyküsüne en uygun koruma planı için mutlaka çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Devamını Oku