23 Aralık 2025 Salı
Türkiye’nin lider deri markası DESA, Kuşadası Setur Marina AVM’de yeni mağazasını hizmete açtı. DESA & Samsonite konseptiyle tasarlanan mağaza, markanın Türkiye genelindeki 54. satış noktası olurken, Kuşadası’ndaki ikinci DESA mağazası olma özelliğini taşıyor.
DESA & Samsonite konseptiyle tasarlanan mağaza, DESA’nın deri giyim, çanta ve aksesuar koleksiyonlarını Samsonite’ın premium seyahat ürünleriyle aynı çatı altında buluşturuyor. 150 m²’lik alanda hizmet veren mağaza, Kuşadası’nın yerli ve yabancı ziyaretçilerine fonksiyonel ve rafine bir alışveriş deneyimi sunuyor.
DESA CEO’su Burak Çelet, yeni mağazaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Kuşadası gibi önemli bir turizm destinasyonunda ikinci mağazamızı açmaktan mutluluk duyuyoruz. Setur Marina AVM’de konumlanan bu yeni mağazamızla, DESA’nın kaliteli deri ürünlerini ve Samsonite’ın seyahat çözümlerini bir arada sunuyoruz. Büyüme stratejimiz doğrultusunda Türkiye’nin farklı noktalarında varlığımızı güçlendirmeye ve müşterilerimize zengin bir alışveriş deneyimi sunmaya devam edeceğiz.” Dedi.
| Türkiye Kozmetiği Yeni Bir Hikâye Yazıyor
Kozmetik sektörü; değişen tüketici beklentileri, bilimsel gelişmeler ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşümle birlikte her geçen yıl daha bütünsel bir yapıya evriliyor. Bu dönüşüm yalnızca yeni ürünlerin pazara sunulmasıyla sınırlı kalmıyor; etik formülasyon yaklaşımları, nörobilim temelli çalışmalar ve çevreyle uyumlu üretim modelleri sektörün yönünü belirliyor. Bu çerçevede, “Holistik Kozmetik” temasıyla 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) tarafından Antalya Titanic Deluxe Belek’te yoğun katılımla başladı. Kongre; kozmetiği yalnızca fiziksel bakımın ötesinde ele alan, bilimi, doğayı, etik üretimi ve duyusal deneyimi bir araya getiren yeni nesil yaklaşımların tartışıldığı stratejik bir platform niteliği taşıyor. Artan uluslararası katılımı ve çok paydaşlı yapısıyla etkinlik, Türkiye’nin kozmetik alanında yalnızca üretim gücüyle değil, bilgi üretimi, inovasyon ve sürdürülebilirlik vizyonuyla da küresel ölçekte konumlandığını ortaya koyuyor. Kongrenin açılış konuşmaları; Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Avni Dilber, İKMİB(İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği) Başkanı Adil Pelister, TÜBİSAD (Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, KÜAD Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kahrıman ve KÜAD Kongre Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Arslan tarafından gerçekleştirildi. DİJİTAL REKLAMLAR VE YENİ MEVZUATLA REKABET GÜCÜ ARTACAK Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Genel Müdürü Avni Dilber: “Küresel rekabetin hızlandığı bir dönemde, sektörlerin ayakta kalabilmesi değişime ne kadar hızlı uyum sağladıklarıyla doğrudan ilişkilidir. Bu noktada artık büyük balık küçük balığı değil, hızlı balık yavaş balığı yutuyor; dolayısıyla hem teknolojiye hem de değişen küresel koşullara hızla adapte olmak zorundayız. Bakanlık olarak temel görevimiz tüketiciyi korumak olmakla birlikte, etkin tüketici korumasının yolunun sektörün de korunmasından geçtiğine inanıyoruz. Yüksek standartlarda, mevzuata uygun ürün üretildiğinde hem vatandaşımız korunur hem de sektörün rekabet gücü artar. Bugün reklamların yaklaşık yüzde 75’i dijital mecralarda yapılıyor ve bu alanın da düzenlenmesi kaçınılmaz hale geldi. Bu kapsamda, yapay zekâ, influencer pazarlaması ve hedefli reklamcılığı içeren yeni düzenlemeleri kısa süre içinde hayata geçirmeyi planlıyoruz.” şeklinde ifade etti. HOLİSTİK KOZMETİK KİMYA SEKTÖRÜ İÇİN STRATEJİK BİR ZORUNLULUK İKMİB Başkanı Adil Pelister: “Holistik kozmetik, bizim için yalnızca bir trend değil; kimya ve kozmetik sektörlerinin geleceğini şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Türk kimya sektörü ihracatta ülkemizin lokomotif alanlarından biri hâline gelirken, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri bu yükselişte giderek daha belirleyici bir rol üstlenmektedir. Değişen tüketici beklentileri; temiz içerik, bilimsel güven, şeffaf tedarik zinciri ve düşük çevresel ayak izi gibi kriterleri zorunlu kılmaktadır. Kimya sektörünün 2050 vizyonunda, sürdürülebilir üretim, bilim ve teknoloji odaklı Ar-Ge yatırımları ve Türk kozmetik markalarının küresel ölçekte güçlü oyuncular hâline gelmesi temel hedefler arasında yer almaktadır. İKMİB olarak biz de bu dönüşümde sektörümüze Kimya Teknoloji Merkezimiz başta olmak üzere bilim, etik ve sürdürülebilirlik temelli yapılarla destek olmaya devam ediyoruz.” şeklinde konuştu. KİMYA SEKTÖRÜ 30 MİLYAR DOLARLIK İHRACATIYLA TEKNOLOJİNİN ÖNÜNDE Açılış konuşmasında, sanıldığının aksine kimya sektörünün teknoloji sektöründen çok daha güçlü ilerlediğini vurgulayan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tombalak, “Kimya sektörünün yaklaşık 80 milyar dolarlık bir büyüklüğe ve 30 milyar dolara yaklaşan ihracata sahip olduğunu, buna karşın teknoloji sektörünün ihracatının 3,5 milyar dolar seviyesinde kaldığını görüyoruz. Bu tablo, teknolojiyi yalnızca başlı başına bir sektör olarak değil; güçlü olduğumuz alanlarda katma değer yaratan bir dönüşüm aracı olarak ele almamız gerektiğini ortaya koyuyor. Avrupa’dan örnekler, doğru strateji ve ölçekle teknoloji ihracatının hızla büyüyebileceğini gösteriyor. Yapay zekâ, internet ve mobil teknolojilerden sonra üçüncü büyük devrimsel dönüşüm olarak karşımızda duruyor. Türkiye’nin bu dönüşümü rekabet değil, entegrasyon yaklaşımıyla değerlendirmesi halinde kozmetik ve kimya gibi güçlü sektörlerde küresel marka şirketler yaratması mümkün.” dedi. KOZMETİKTE BAŞARI ARTIK SATIŞ DEĞİL, DEĞER ÜRETİMİYLE ÖLÇÜLÜYOR KÜAD Başkanı Levent Kahrıman: “Kozmetik sektöründe başarı artık yalnızca üretim hacmiyle ya da satış rakamlarıyla ölçülmüyor. Bugün asıl belirleyici olan; üretilen değerin ne kadar sürdürülebilir, ne kadar güvenilir ve ne kadar anlamlı olduğudur. KÜAD olarak kuruluşumuzdan bu yana sektörün ‘ederi’ ile ‘değerini’ buluşturan bir anlayışı savunuyoruz. Holistik kozmetik yaklaşımı, bu vizyonun doğal bir sonucu olarak yalnızca bir trend değil, sektör için kalıcı bir dönüşümü temsil ediyor. Türkiye kozmetik sektörü; bilimsel altyapısı, üretim gücü ve doğal kaynaklarıyla bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip. Bu kongreyi de sektörün geleceğini şekillendirecek ortak aklın buluşma noktası olarak görüyoruz.” açıklamasında bulundu. HOLİSTİK KOZMETİK GEÇİCİ BİR TREND DEĞİL, SEKTÖRDE KALICI BİR PARADİGMA DEĞİŞİMİ KÜAD Uluslararası Kozmetik Kongresi Başkanı Fuat Arslan: “Holistik kozmetik, kozmetik sektöründe geçici bir trend değil, kalıcı bir paradigma değişimini temsil ediyor. Bugün tüketici yalnızca iyi görünmek istemiyor; iyi hissetmek, dengede olmak ve güven duymak istiyor. Bu yaklaşım, güzelliği beden, zihin ve ruh bütünlüğü içinde ele alırken bilimi, doğayı ve etik üretimi aynı zeminde buluşturuyor. Holistik kozmetik yalnızca ürün formülasyonlarını değil; üretim süreçlerinden ambalaja, tedarik zincirinden tüketiciyle kurulan ilişkiye kadar tüm ekosistemi dönüştürüyor. Anadolu’nun binlerce yıllık şifa kültürü ve doğal zenginliği, bilimsel yöntemlerle yeniden yorumlanarak Türk kozmetiğini küresel ölçekte farklılaştırıyor. Türkiye bu alanda yalnızca üretim gücüyle değil, sahip olduğu felsefe ve bilgi birikimiyle de güçlü bir konumda. 9. Uluslararası Kozmetik Kongresi’ni, sektörün ortak vizyonunu inşa eden stratejik bir platform olarak kurguladık. Bu buluşmanın, Türkiye kozmetiğinin dünyaya anlatılmasında önemli bir eşik olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. |
Hepsiburada, Türkiye’de alışveriş nabzının tutulduğu ve yoğun geçen Efsane Kasım kampanya döneminin ardından; kullanıcıların kategori ve ürün tercihlerinden illere göre sipariş dağılımına uzanan kapsamlı bir Z raporu paylaştı. Veriler, iş ortaklarının katkılarından HepsiJET’in teslimat performansına kadar pek çok başlığı ortaya koyuyor.
Sipariş Sayısında %16 Artış
Hepsiburada’da Kasım ayında trafik rekoru kırıldı. Bu yıl Efsane Kasım’ın en yoğun günü 11 Kasım oldu. Kullanıcılar en çok 21.00–23.00 saatleri arasında alışveriş yaptı. Dönem boyunca 300 binden fazla kişi Hepsiburada’dan ilk kez alışveriş yaptı. Türkiye genelinde kampanya süresince dakikada 532 ürün satıldı. Hepsiburada platformunda bu sene Efsane Kasım kampanya döneminde verilen siparişlerin sayısı geçen seneye kıyasla %16 oranında arttı.
Alışverişlerin %90’ı mobil uygulama üzerinden gerçekleştirildi.
Türkiye’nin Alışveriş Haritası
Kasım ayı boyunca sipariş ve satış dağılımı iller bazında farklılaştı. Alışverişin en yoğun olduğu bölgeler en büyük üç ilin ardından Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak belirlendi. En fazla satış yapan iller ise yine en büyük üç ilin ardından Kocaeli, Bursa ve Gaziantep oldu. Geçen yıla göre satışlarını en çok artıran iller ise Ardahan, Hakkari ve Osmaniye oldu.
Kasım döneminde elektronik ve mobil kategorilerinde cep telefonu, laptop, robot süpürge ve LCD televizyon öne çıktı. Bu dönemde yatırım amaçlı alışverişlerde de e-ticaret öne çıktı; 22 ayar altın bilezikler yoğun ilgi gördü.
Giyim tarafında sweatshirt ön plana çıkarken; sağlık ve güzellik kategorisinde sporcu besinleri dikkat çekti. Ev-yaşam kategorisinde yastık, züccaciye kategorisinde düdüklü tencere tercih edildi. Temel tüketimde tuvalet kâğıdı, gıda ve içecek kategorisinde fındık kreması; kozmetikte ise nemlendirici krem öne çıktı.
En çok görüntülenen ürünler cep telefonu modelleri olurken, spor ayakkabılar, sweatshirtler ve laptoplar da yoğun ilgi gören diğer ürünler oldu. En çok aranan markalar arasında ilk sıraları Apple, LEGO, Stanley, Fissler ve Philips alırken, en çok aranan ürünler ise iPhone 15, lego, termos, düdüklü tencere ve kahve makinesi oldu. Kullanıcıların en fazla favorilere eklediği ürün Magly çocuklar için manyetik ahşap bloklar oldu.
Geçen yıla kıyasla en çok büyüyen kategoriler çocuk kitapları, robot süpürgeler, tabletler ve hava temizleyiciler oldu. Birlikte satın alımlarda en sık görülen kombinasyonlar ise kağıt havlu ile tuvalet kağıdı, eşofman ile sweatshirt, saç bakım ürünü ile şampuan şeklinde gerçekleşti, edebiyat kitapları alanlar ise beraberinde çocuk kitapları aldı.
HepsiJET’in Kasım Mesaisi
Kasım boyunca HepsiJET araçları toplam 14,5 milyon kilometre yol kat etti. Aynı gün içinde teslim edilen 130 bin sipariş kullanıcıların hayatını kolaylaştırdı. En hızlı teslim edilen sipariş ise 1 saat 48 dakika içinde müşteriye ulaştırıldı.
Siparişlerin %71’i Premium Üyeleri Tarafından Verildi
Hepsiburada Premium kullanıcıları, bu yılın en yoğun alışveriş dönemi olan Kasım’da Hepsiburada’nın sunduğu hızlı teslimat, özel indirimler ve ekstra avantajlardan faydalandı. Efsane Kasım kampanyaları döneminde toplam siparişlerin %71’i Premium üyeleri tarafından verildi.
Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini açıkladığı 2014’ten bu yana kaydettiği somut ilerlemeleri ve hedeflerini paylaştı. Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, “İsrafsız şirket kültürümüzle, her lokmada mutluluk vaadimiz için aralıksız çalışıyor, toplumsal etkimizi genişlettiğimiz projelerimizi dünyamızın yarınları için hayata geçirmeye devam ediyoruz. Hedefimiz 2050 yılında net sıfır şirket olmak.” dedi.
Türkiye’nin lider gıda şirketi Ülker, sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında yürüttüğü çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşüme katkı sunan çalışmalarıyla “2050 Net Sıfır” hedefine kararlılıkla ilerliyor. Sürdürülebilirliğin dünyanın geleceğine yön veren, ülkemizin kalkınmasını ve toplumun refahını doğrudan etkileyen kritik bir konu olduğunu belirten Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, bu alanda başarının ortak sorumluluk almakla mümkün olduğunu söyledi. Kaynakları koruyarak, israfı önleyerek, uzun vadeli düşünerek büyümeyi hedeflediklerini dile getiren Kölükfakı, “2050, yalnızca bir tarih değil; çocuklarımıza bırakacağımız dünyanın şekilleneceği kritik bir eşik. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, 2050’de artan nüfus ve iklim olayları nedeniyle gıda üretiminin %70 artırılması gerekiyor. İklim kriziyle mücadelede gıda sektörünün; sahip olduğu önemli değişim ve uyum potansiyeline rağmen, bundan en çok etkilenecek sektörler arasında yer aldığının farkındayız. Bu tablo da sürdürülebilirliğin bir tercih değil, zorunluluk olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
“Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı temel alıyoruz”
“Kurucumuz Sabri Ülker’den miras kalan unun gramını, suyun damlasını, emeğin değerini koruyan ‘İsrafsız Şirket’ kültürü, 1944’ten bu yana DNA’mızda yer alıyor” diyen Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik çalışmalarının izlenebilir ve denetlenebilir olması için Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA) temel aldıklarını vurguladı.
Kölükfakı, “Çalışmalarımızla bu 17 amaçtan 11’ine hizmet ediyoruz. Sürdürülebilirlik stratejimizi Dünyamız, Değer Zinciri, Çalışanlar ve Toplum başlıkları altında topladık. Uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerimizi açıkladığımız 2014’ten bu yana karbon salım artışı olmadan büyüyen, birim başına su tüketimimizi yüzde 42,2 azaltmış, ham maddelerin yüzde 99,5’ini bitmiş ürüne dönüştüren bir şirketiz” değerlendirmesinde bulundu.
Plastik ambalajlarımız yıl sonunda %100 geri dönüştürülebilir olacak
Bugün itibarıyla plastik ambalajlarının %99’undan fazlasını geri dönüştürülebilir, tekrar kullanılabilir veya kompostlanabilir hale getirdiklerini kaydeden Özgür Kölükfakı, “ Hedefimiz %100’dü. Sene sonunda bunu yakalayacağız. Bu sayede ambalaj kullanımı kaynaklı emisyonlarımızı düşüreceğiz. Üretimden tedarik zincirine, Ar-Ge’den ambalaja, inovasyondan dijital dönüşüme kadar her alanda sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyoruz. İşimizin devamlılığını sağlamak ve iklim değişikliğinin operasyonlarımız üzerindeki etkisini azaltmak için hayata geçirdiğimiz onarıcı ve sürdürülebilir tarım uygulamalarında teknolojiyi etkin kullanıyoruz. Bu projelerle çevresel ve sosyal etkimizi bütüncül bir yaklaşımla yönetiyor, çiftçilerimizin refahını artırmak, teknoloji ve yeni metotlarla ilgili bilgi seviyesini yukarı taşımak için birlikte çalışıyoruz” diye konuştu.
“Çalışmalarımızla uluslararası seviyede takdir görüyoruz”
Ülker’in çalışmalarının uluslararası platformlarda da takdir gördüğünü dile getiren Kölükfakı sözlerine şöyle devam etti: “Sürdürülebilirlik çatısı altında yaptıklarımızla Standard&Poor’s Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde üst üste 5 kez yer almamız, London Stock Exchange Group (LSEG) sürdürülebilirlik endeksinde kategorimizde dünya birincisi* olmamız doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Sürdürülebilirlik her zaman işimizin merkezinde olacak. İsrafsız şirket kültürümüzle, çevreye ve insana saygılı üretim anlayışımızla, her lokmada mutluluk vererek, daha yaşanabilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz. Toplumsal etkimizi genişlettiğimiz, performansımızla kimseyi beklemeden dünyamızın yarınları için ürettiğimiz bir geleceğe hazırlanıyoruz. Hedefimiz 2050 Net Sıfır şirket olmak.
“Sürdürülebilir tarımı destekliyoruz”
Ülker Operasyonel Mükemmellik, ISG, Kalite ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Süheyl Aybar da 2014’te koydukları uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine ilerlerken öncü uygulamalara imza attıklarını söyledi. Aybar, buğday, fındık, kakao gibi tarımsal ham maddelerin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak projeler geliştirdiklerine işaret ederek, şu bilgileri aktardı: “Sürdürülebilir buğday tarımına destek olmak için Onarıcı Tarım, yeni buğday türleri ıslahı ve buğdayın tarlada mineraller bakımında zenginleştirilmesini sağlayan Biyofortifikasyon projelerini sürdürüyoruz. “Fındıktan Fazlası” projemize fındıkta iyi tarım uygulamaları eğitimleri, toprak analizleri, mikrobiyal gübre ve fidan temini, zararlılarla mücadeleyi kapsayacak şekilde devam ediyoruz. Kakaodan Fazlası projesiyle ise kakao tedarik zincirinde iklim değişikliğinin oluşturduğu çevresel etkileri azaltmaya ve projenin, iş birliği içinde olduğumuz çiftçiler üzerindeki sosyal etkisini artırmaya odaklanıyoruz. Sürdürülebilirl
“Orta vade hedefimiz 2030”
2030’a kadar tüm fabrikalarında olduğu gibi depolarında da elektrik tüketiminin %100’ünü yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı hedeflediklerine dikkat çeken Süheyl Aybar, konuşmasına şöyle devam etti: ”Lojistik kaynaklı karbon salımını 2019’a kıyasla %30 azaltmak, birim su tüketimini 2014’e kıyasla %45 düşürerek 250 bin metreküp su ve atık suyu geri kazanmak, gıdadaki net kayıpları %0,5’in altına düşürmek, 2030’a kadar onarıcı tarım uygulamalarını 10 bin dekar alana çıkarmak gibi hedeflerimiz var.2050 yolunda ise elektrikli fırın dönüşümleri, yeşil enerji yatırımları, karbon yakalama teknolojileri ve ürünlerimizin nakliyesinde kullandığımız elektrikli araçlar gibi yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyoruz. 2050 Net Sıfır hedefimize ulaşmak için, %90’lık emisyon azaltımına ulaştıktan sonra, kalan zorunlu emisyonları dengelemek için karbon kredileri ve yenilikçi teknolojilere yatırım yapacağız. Sürdürülebilirliği işimizin merkezinde tutarak daha yaşanabilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz.”
Editöre Not:
Ülker’in 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’ndan
2024 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: https://www.ulker.com.
*Ocak 2024 ve Ocak 2025 itibarıyla LSEG değerlendirmesine göre.
**Rüzgar enerjisi, organik ve benzeri atıkların yakılmasıyla elde edilen biyokitle gibi yenilenebilir kaynaklar.