Araknofobi: Kabus, Los Angeles'taki Paradiso Palms apartmanında başlayan gizemli ölümlerin, kısa sürede ölümcül bir örümcek istilasına dönüşmesini konu ediyor. Binanın bakımından sorumlu Serena, sakinlerin bitmek bilmeyen şikayetleriyle ilgilenerek hayatını sürdürmeye çalışır. Su sızıntıları, elektrik arızaları ve bakımsız daireler arasında geçen günlerinde herkesin sorununa yetişmesi beklenir. Kendi hayallerini gerçekleştirmekte zorlanan genç kadın, yaşadığı binayı yakından tanımasına rağmen burada kendisini çoğu zaman yalnız ve değersiz hisseder. Ancak sıradan görünen bir gün, apartman sakinlerinden George'un uzun süredir ortalıkta görünmemesiyle beklenmedik bir kabusa dönüşür.
Yakın zamanda yurt dışı seyahatinden dönen George'un dairesine giren Serena, komşusunu ölü bulur. Ölümün nedeni ilk bakışta anlaşılamaz. Yetkililer, bilinmeyen bir virüsün yayılma ihtimalinden şüphelenerek bütün apartmanı karantinaya alır. Giriş ve çıkışların kapatılmasıyla sakinler, ne kadar süreceğini bilmedikleri bir bekleyişin içine hapsolur. Başlangıçta sağlık önlemi olarak görülen bu karar, binanın içinde çok daha büyük bir tehlikenin gizlendiği anlaşılınca korkunç sonuçlar doğurur.
George'un ölümünün ardında bulaşıcı bir hastalık değil, binaya taşınan yeni ve son derece zehirli bir örümcek türü vardır. Hızla çoğalan yaratıklar, dairelerden ortak kullanım alanlarına kadar her yere yayılmaya başlar. İnsanların güvenli sandıkları odalar bile tehlikeli hale gelirken koridorlar, havalandırma boşlukları ve karanlık köşeler ölümcül tuzaklara dönüşür. Dışarı çıkmalarına izin verilmeyen apartman sakinleri, yardım beklemekle kendi başlarının çaresine bakmak arasında kalır. Üstelik herkes aynı tehditle karşı karşıya olsa da korku, komşular arasındaki güvensizliği ve anlaşmazlıkları derinleştirir.
Serena, giderek büyüyen felaketin ortasında sorumluluk almak zorunda kalır. Binanın düzenini, bağlantılarını ve gözden uzak noktalarını diğer herkesten iyi bilmesi, hayatta kalma mücadelesinde önemli bir avantaja dönüşür. Ancak apartman sakinlerini bir arada tutmak, örümceklerden kaçmak kadar zordur. Bazıları yalnızca kendisini kurtarmaya çalışırken bazıları Serena'nın kararlarına güvenmek istemez. Binanın yönetimiyle ilgili eski sorunlar ve sakinler arasındaki gerilimler, ortak hareket etmelerini güçleştirir. Tehlike her geçen dakika büyürken Serena, hem çevresindekileri korumanın yollarını arar hem de kendi korkularıyla yüzleşir.
Apartmanın her köşesine hakim olan Serena, bakım işleri sırasında edindiği pratik bilgileri kullanarak olası kaçış yollarını değerlendirmeye çalışır. Fakat karantina önlemleri nedeniyle dışarıyla bağlantı kurmak kolay değildir. Binanın içindeki her yeni karşılaşma, tehlikenin boyutlarını daha açık biçimde ortaya koyar. Birbirlerine yardım etmeyi seçen sakinlerle paniğe kapılanlar arasındaki ayrım büyüdükçe Serena'nın vereceği kararlar daha da önem kazanır.
Karantina nedeniyle dış dünyadan kopan Paradiso Palms'ta zaman giderek daralır. Örümceklerin durdurulamaz biçimde çoğalması, sakinleri alışılmış yöntemlerin işe yaramadığı bir mücadeleye sürükler. Serena için bu korkunç gece, yalnızca binadan sağ çıkma çabası değil, yıllardır görmezden gelinen becerilerine güvenmeyi öğrenme sınavıdır. Araknofobi: Kabus, gündelik hayatın sıradan mekanlarını ölümcül bir tehdidin merkezine yerleştirerek kapana kısılmış insanların korku, dayanışma ve hayatta kalma içgüdüsü arasında verdiği mücadeleyi anlatıyor.